11 Mayıs 2018 Cuma

Altının Yolu Açık Gözüküyor

Altın fiyatları beklentileri karşılayamayan ABD enflasyon verilerinden destek buldu. Son dönemde güçlü dolara bağlı olarak 1.300 $/ons psikolojik seviyesine yaklaşan altın, 100 günlük (1.325 $/ons) ve 200 günlük hareketli ortalamalarının (1.306 $/ons) arasında sıkıştı. Dolardaki pozitif ortamın devam etmesi halinde altında 100 günlük hareketli ortalama ve 1.300 $/ons psikolojik destek seviyeleri kırılarak 1.267-1.285 $/ons destek seviyelerine bir geri çekilme gözlenebilir. Ancak böyle bir senaryoda özellikle jeopolitik risklerin (İran-İsrail gerilimi) devreye girerek altın fiyatlarındaki aşağı yönlü hareketleri durduracağını tahmin ediyorum.  Jeopolitik risklerin gün giderek canlandığı bir konjonktürde altında en yakın teknik destek seviyelerini söylemekle yetindim. Ancak destek seviyelere nispeten, daha zayıf gördüğüm direnç seviyelerinin çok hızlı bir şekilde geçilebilecek kuyruk risklere gebe olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda bu potansiyel risklerin altını 2.000 $/ons seviyelerinin (tarihi yüksek seviye: 1.921 $/ons) üzerine taşıyabileceği ihtimalini göz ardı etmiyorum. En yakın dirençleri ise 1.375, 1.450 ve 1.500 $/ons fibonacci seviyeleri olarak görüyorum.



ÇEKİNCE:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Ayrıca bu yorumlar çalıştığım kurumu kesinlikle bağlamamaktadır.

11 Nisan 2018 Çarşamba

TL'deki Oynaklık Üzerinden TCMB Ortalama Fonlama Maliyetine Bir Bakış

1 aylık zımni ATM USD/TL kur oynaklığı 25 Nisan'daki PPK toplantısı öncesinde %13'e yaklaştı. TCMB'nin son örtülü faiz artırımı bu oynaklık %16 ilken gelmişti. Örtülü faiz artırımı dememin nedeni, TCMB'nin fonlamanın tamamını Geç Likidite Penceresi imkanına yönlendirmesinin teknik açıdan ortalama fonlama maliyetini yaklaşık 25 baz puan yükseltmesinden kaynaklanıyor. Örtülü faiz artırımının ardından TCMB toplantı tarihinde ilave 25 baz puan daha artırım yapmak suretiyle Geç Likidite Penceresi Faizini %12,75'e yükseltmişti. Ancak bu dönemde zımni oynaklık TCMB'nin TL Uzlaşmalı Döviz Satım İhaleleri (NDF) ve swap ihaleleri sebebiyle çok hızlı yukarı hareket etmiyor. Öte yandan geriye yönelik (historical) oynaklık zımni oynaklık ile %13 seviyesinde çakıştı. Yani historical oynaklıktaki doğal artış TL'deki değer kaybının devam etmesi halinde zımnı oynaklığı da beraberinde götürebilir.



TCMB'nin NDF ve swap ihalelerine değinmişken bu ihalelerin boyutunu göstermek adına aşağıdaki grafiği paylaşıyorum. İkinci çeyrek takviminin açıklandığı şekilde ilerlemesi halinde yılın ikinci yarısına TCMB'nin bilançosunda yaşayan NDF ve Swap ihalelerinin toplam tutarı 63 milyon $ düzeyine yükselmiş olacak.


Çekince: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Ayrıca bu yorumlar çalıştığım kurumu kesinlikle bağlamamaktadır.

9 Nisan 2018 Pazartesi

Kurdaki Psikolojik Seviyelerin Psikolojisi


Eski Fed Başkanlarından B. Bernanke'nin 2013 yılının Mayıs ayında tapering sinyalini vermesinin ardından GOÜ para birimlerinde genel olarak değer kayıpları gözlenmişti. Dolara küresel çapta değer kazandıran bu sinyal, bazı ülkelerin finansmanda dışa bağımlılığının yüksek olması sebebiyle o ülkelerin para birimlerinin daha fazla negatif ayrışmasına neden olmuştu.

Türkiye özelinde bakarsak, 2013 yılında 2 seviyesini aşan Dolar TL kuru 2015 yılında 3 ve 2018 yılında 4 seviyelerini aştı. 2 seviyesini aşınca eski TCMB Başkanı Erdem Başçı, "doların belini kırarız" açıklaması yaparak reel sektöre açık pozisyonlarınızı kapatmayın tavsiyesinde bulunmuştu. Ardından Dolar TL kuru 2 seviyesinin altına gevşemiş ama o seviyelerde kalıcı olamamıştı. Yani açık pozisyonlarını kapatmayan veya hedge etmeyen şirketlerin kambiyo zararı yazmalarına neden oldu. O zamanlarda ilk bakışta 2 seviyesinin üzerinde kalıcı olup olmayacağına yönelik kuşkulu bir bakış varken bu uzun sürmedi ve 2015 yılında kur 3 psikolojik seviyesinin kapısını çaldı. Ve ardından da 4 seviyesi aşıldı.

Ben bugün büyüme ve enflasyon gibi ekonominin dinamiklerini dışarda tutarak rakamların diliyle Dolar TL kurunda psikolojik seviyelerin simülasyonunu yapmaya çalışacağım. 2,3 ve 4 seviyelerini aşan Dolar TL kurunun ilk 17 gününü grafik üzerine koyunca 4'ün üzerini ilk kez test eden kurun hareketi 2 ve 3 seviyelerini test ettiği döneme göre orta derece bir performans sergilemiş. Yani 2 seviyesini aşan kur ilk dönemlerde ısrarlı bir şekilde 2'nin üzerinde tutunurken 3 seviyesinin üzerini aştığı zaman tekrar 3 seviyesinin altına gerilemiş ve o seviyelerde bir miktar tutunma gayreti içinde olmuş. 4 seviyesinin üzerini test ettiği bu dönemde ise diğer iki döneme göre bir miktar daha ılımlı seyretmekle birlikte 4 seviyesinin etrafında kalmayı başarmış görünüyor.


Dolar TL kurunun ilk 1 aylık hareketlerine bakıldığında ise farklı dönemlerdeki rejimlerin kur üzerindeki etkisinin bir birine yakınsama suretiyle psikolojik seviyelerde çakıştığı görülüyor:


3 ay sonrası için bakıldığında ise 2 farklı dönemde ayrışmanın başladığı gözleniyor:




6 aylık bir periyotta bakıldığında ise 2 ve 3 seviyelerini takip eden dönemlerde dönemler arasındaki farklılaşma devam ediyor:


1 yıl sonrası için bakıldığında da 2 farlı dönem arasındaki ayrışma devam ediyor:


Sonuç olarak 2 farlı dönemde meydana gelen farklı dinamikler kurun 2 farklı rejim yaşamasına neden olmuş. Bu dinamikler dönemin birinde, 1 yıllık süreçte kurun yılı psikolojik seviyenin altında bitirmesine diğerinde ise mevcut seviyenin üzerinde tamamlamasına neden olmuş. Ancak ilk grafikte de görüleceği üzerine 4 seviyesinin üzerini ilk kez test eden kurun performansı bu iki dönemin ortalarında seyrediyor. Bu açıdan ben bu iki dönemin katsayılarına ek olarak bu iki dönemin ortalama katsayılarını da kullanarak (sadece rakamları inceleyerek) önümüzdeki 1 yıllık süreçte kurun hangi seviyelere ulaşabileceğini kestirmeye çalıştım. ilk 17 günlük hareketlere bakarsak ortalama katsayılardan oluşturulan tahminin (gri grafik) daha mantıklı olacağını düşünüyorum.


Çekince: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Ayrıca bu yorumlar çalıştığım kurumu kesinlikle bağlamamaktadır.



8 Mart 2018 Perşembe

Korumacı Politikaların Dolar Üzerindeki Etkisi

Korumacı politikaların kazananı olur mu?

Küreselleşen ve kapitalizmin nüfuz ettiği bir dünya düzeninde zor. Bir de bu düzeni değiştirecek olan ülkenin kapitalizmin çıkış noktası olması gerçekten ironik.

Mevcut durumda atılması planlanan adımlar sinyal niteliğinde. Öncelikle ABD güneş panellerinin ithalatına yönelik bir takım sınırlandırmalar getirdi. Ardından ABD Başkanı Trump demir ve alüminyuma sırasıyla ek %25 ve %10 ek gümrük vergilerinin uygulanacağını söyledi. Hatta Trump ticaret savaşlarının ABD için iyi ve kazanılması kolay bir durum olduğunu belirtti.

Trump'ın açıklamalarının ardından Avrupa Komisyonu toplamda 2,8 milyar Euro'ya tekabül eden bir takım ithal ürün grubuna yine %25 civarında gümrük vergisi uygulama teklifinde bulundu. Bu tutar muazzam ABD ekonomisinin içinde oldukça küçük bir yer tutsa da sinyal niteliğinde. 

Trump adil bir NAFTA anlaşmasının sağlanması halinde Kanada ve Meksika'nın gümrük vergisi kapsamından muaf tutulabileceğini söylerken Euro Bölgesi'nin muaf tutulabileceği yönünde net bir açıklama yapmadı. Yani Meksika ve Kanada olmasa da Avrupa Birliği, Çin gibi büyük ekonomik aktörlerden gelebilecek misillemeler küresel ticareti baskı altında bırakabilir.

İlk fiyatlamalara göre ABD'nin başlatmaya çalıştığı ticaret savaşı küresel risk iştahını azaltarak hisse senedi piyasalarında değer kayıplarına neden oldu. Ayrıca güvenli liman olduğu halde Doların diğer gelişmiş ülke para birimleri karşısında değer kaybetmesi ise bir anomali sayılabilir. Bu ancak son dönemde spot ışıklarının gün yüzüne çıkardığı ikiz açık ve Trump etkisi ile açıklanabilecek bir anomali. Zira son dönemde Trump'ın karışık politikaları ve ikiz açık spekülasyonları sıkılaşan ABD para politikalarını gölgede bırakmak suretiyle Dolarda değer kaybına neden oldu.

ÇEKİNCE:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Ayrıca bu yorumlar çalıştığım kurumu kesinlikle bağlamamaktadır.

5 Ekim 2017 Perşembe

Dolarizasyon, Volatilite ve Kur arasındaki İlişki

Özyeğin Üniversitesi Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi Yüksek Lisans Bitirme Projesi kapsamında yaptığım çalışmanın özetini ve öne çıkan bulguları aşağıda bulabilirsiniz.

ÖZET
Bu çalışmada, finansal dolarizasyonun nedenleri, sonuçları, türleri ve dolarizasyon ve nominal kur oynaklığı arasındaki ilişki ele alınmıştır. Bazı emtia ithalatçı gelişmekte olan ülke ekonomisinde olduğu gibi Türkiye de uluslararası döviz rezervleri bakımından yetersiz ve yabancı kaynaklara oldukça bağımlı bir ülkedir. Güçlü döviz talebi ise özellikle ABD, Avrupa, İngiltere ve Japonya gibi küresel merkez bankalarının genişlemeci para politikalarından çıkmaya başladıkları dönemlerde nominal kur üzerindeki oynaklığın artmasına neden olmaktadır. Sonuç olarak, Türk Lirasındaki değer kaybı (oynaklıktaki artış) enflasyon dinamiklerinde bozulmaya neden olmaktadır. Bu sebeple TCMB, aşırı kur oynaklıklarının gözlendiği dönemlerde ya doğrudan döviz satışları yaparak ya da kısa vadeli gösterge niteliğindeki faizleri artırmak suretiyle kurdaki değer kaybının enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerindeki olumsuz etkisini ortandan kaldırmaya çalışmaktadır. Ancak kurdaki değer kaybı ile enflasyon arasındaki kısır döngü daha yüksek enflasyon ve daha zayıf nominal para birimine dönüşerek devam etmektedir.

Bu çalışmada,  Türkiye'de dolarizasyonun olup olmadığını ispatlamak için yurtiçi yerleşiklerin döviz tevdiat hesapları, M2 geniş para tanımı, dış borç stoku, GSYH, yabancı para cinsinden ihraç edilmiş borçlar ve Türkiye'nin toplam yurtiçi borç stok verileri incelenmek suretiyle birleşik dolarizasyon endeksi oluşturulmuştur. Ayrıca, TARCH analizi yapılarak dolarizasyon ve nominal kur oynaklığı arasındaki muhtemel ilişki araştırılmıştır.

Öne Çıkan Bulgular:
  • Türkiye 2013 yılında Eski Fed Başkanı Bernanke'nin tapering sinyalinin ardından yüksek dolarizasyon trendine girdi.
  • Dış borcun GSYH içindeki artan payı dolarizasyon trendindeki artışta en büyük paya sahip.
  • 2005-2016 dönemi incelendiğinde Türkiye Type I ülkesi. Yani hem reel sektörün borcunun toplam dış borç içindeki payı  hem de yabancı para cinsinden ihraç edilen borçların M2 para arzı içindeki payı %10'dan daha fazla.
  • Treshold Arch  analizine göre TL'den hard currencilere geçişteki %1'lik artış 2 ay sonra Dolar TL kurunun volatilitesini yaklaşık %3 artırıyor.





19 Nisan 2017 Çarşamba

T. May sürprizini yaptı

T. May bakanlar kurullu toplantısının ardından İngiltere'nin 8 Haziran'da erken seçime gideceğini açıkladı.

T. May, bugün Avam kamarasına başvuracak. Seçimlerin yapılabilmesi için Avam kamarasında üçte ikilik nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi gerekiyor.

Avam kamarasında 650 sandalye bulunuyor. Avam kamarasında May'in Muhafazakar partisinin 330 ve İşçi Partisi'nin 229 vekili var.

Zaten İşçi Partisi lideri daha önce erken seçimin önlerine gelmesi halinde bu kararı destekleyeceğini söylemişti. O açıdan erken seçim kesin yapılacak!


Niye?

T. May Brexit sürecinin daha hızlı yürütülmesini ve özellikle Avrupa Birliği ile yapılacak anlaşmalarda elinin güçlenmesini istiyor.

Avrupa'da seçimler devam ediyor;

Hollanda seçimleri geride kaldı ve piyasa etkisi pozitif oldu. Ufukta Fransa ve Almanya seçimleri varken buna bir de İngiltere eklendi.

Açıklama öncesinde May'in sağlık nedenleriyle istifa edeceği yönünde spekülasyonlar vardı. Bu da haliyle GBP'de değer kaybına neden olmuştu. Ancak aslında erken seçimin May'in elini güçlendirmek amacıyla yapıldığının anlaşılmasının ardından GBP'de değer kazancı gözlendi.



ÇEKİNCE:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Ayrıca bu yorumlar çalıştığım kurumu kesinlikle bağlamamaktadır.

14 Nisan 2017 Cuma

Fed bilançosunu küçültemeye başlamak için fırsat kolluyor

2013 yılının Mayıs ayında eski Fed Başkanı Ben Bernanke varlık alımlarının azaltılacağı yönünde sinyal vererek piyasaların sancılı bir sürece girmesinin kapısını aralamıştı.

İkinci fazda ise Fed, rekor düşük seviyelerde olan (%0,25) politika faizni artırmaya başladı. Ancak faiz artırımlarının kademeli bir şekilde gerçekleştirileceğine yönelik sözle yönlendirmeler (forward guidance) ve eylemlerin de bu yönde gerçekleşmesi küresel finansal piyasalar üzerindeki baskıları hafifletti.

Üçüncü fazda ise Fed'in bilançoyu küçülttüğüne şahit olacağız.

Peki ya süreç ne zaman başlayacak?

Fed son FOMC tutanaklarında bunun 2017 yıl sonuna doğru başlayabileceği yönünde bir işaret fişeği attı. Demem o ki bilanço küçültme çok uzakta değil!

Fed bu süreci nasıl yürütecek?

Fed öncelikle vadesi dolan ve portföyünde bulunan tahvillere yatırım yapmayacak. Yani Fed piyasadan Dolar çekecek ve yerine tahvil almayarak bol likiditeyi bir miktar daha kısacak.

Fed'in portföyünde hangi varlıklar bulunuyor?

12 Nisan 2017 yılı itibariyle Fed'in bilançosunda, yaklaşık 2,5 trilyon Dolar ABD devlet tahvili, 1,8 trilyon Dolarlık Mortgage'a dayalı menkul kıymet,13,3 milyar Dolarlık kurumsal tahvil ve 357,4 milyar Dolarlık ters repo anlaşması bulunuyor. Bu tutar da yaklaşık 4,5-4,6 trilyon Dolara tekabül ediyor.


Fed ilk önce hangi varlıkları bilançosundan çıkarmaya başlar?

Vade kırılımları dikkate alındığında Fed'in devlet tahvili ve kurumsal tahvillerden vadesi dolanlara yaptığı yatırımları durdurmaya başlaması muhtemel görünüyor. Ayrıca Fed ekonominin durumuna göre (iyi olması halinde) belli bir noktadan sonra vadesi dolmayan varlıkların da satışına başlayabilir.

Önümüzdeki dönemde bilanço küçültmenin piyasada bolca tartışılacağını ve Fed yetkililerinin bu yönde yaptıkları açıklamaların fiyatlara dahil olmaya başlayacağını düşünüyorum. Özellikle açık pozisyonu fazla olan ülke para birimleri bu süreçten olumsuz etkilenmeye devam edecek gibi görünüyor.





ÇEKİNCE:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Ayrıca bu yorumlar çalıştığım kurumu kesinlikle bağlamamaktadır.

13 Nisan 2017 Perşembe

Trump ne yapmaya çalışıyor?

Ticaret Siyasete karşı:

Çin üzerinden Kuzey Kore'yi terbiye etmeye çalışan Trump, Çin'i kur manipülatörü olarak ilan etmekten vaz geçmiş gibi görünüyor.

Trump attığı twitlerle piyasanın tansiyonunu zaman zaman zıplatıyor. "Kuzey Kore belasını arıyor. Çin bu konuda K. Kore'yi sakinleştirmezse, biz yapacağımızı biliriz." twitinin ardından altın fiyatları ve Amerikan 10 yıllıkları gibi güvenli limanların geldiği seviyeler malum.


Trump muhtemelen bu tarz twitler atmaya devam edecek. Hali hazırda Suriye'ye ilişkin risklere bağlı olarak Rusya, İran ve Esad yönetimiyle gerilen ilişkilerin piyasalar üzerindeki etkileri ara ara volatiliteyi artıracak.

Öyle bir proxy savaşa tanık oluyoruz ki! Kimi zaman Rusya ABD ile Suriye üzerinden savaşıyor. Kimi zaman ABD İran ile karşı karşıya geliyor. Ama olan en fazla Suriye'nin halkı ve komşularına oluyor.

Suriye'de savaş bugün bitse Türkiye savaşın bitmesinden en fazla pozitif etkilenecek ülke olur.

Suriyelilerin bütçe dengesine etkisi malum. Şimdiye kadar 25 milyar $ harcandı deniyor. Ayrıca savaş dolayısıyla aksayan ticari ilişkiler ve lojistik güvenliği. Bunların tamamen ortadan kalktığını düşünün. Etkinin ne kadar pozitif olabileceğini göreceksiniz.

Trump, "Suriye'deki savaşı bitirmenin zamanı geldi." diyor.

Bunu söylemesinin amacı aslında mülteci korkusu olsa gerek. Kimse mültecilerin kendi ülkesinin dinamiklerini bozmasını istemez. Bu saikle savaşı bitirmek ister. Ama kolay mı o kadar diye de sorarlar?

Kolay mı?

Değil elbette.

Çünkü herkesin bir derdi ve hesabı var. Hesaplaşmaktan barışa, huzura sıra gelmiyor ki!

Sonuç olarak Trump çok volatil bir ortam oluşturdu. Bir taraftan gevşek maliye politikaları (vergi reformu ve alt yapı harcamaları taahhüdü) beklentisiyle riskli varlıkların (hisse senedi piyasaları) değerinin artmasına neden oldu.

Diğer taraftan jeopolitik risklerin fitilini ateşleyerek (özellikle son günlerde) güvenli liman alımlarına neden oldu.

Şuna da demeden geçmeyeceğim;

Trump, Dolar çok güçlü, buna bir çare lazım diyor.

Korumacı ekonomi politikaları (kotalar ve ithal mallara vergi artışı) çözüm olabilir mi?

Zor gibi duruyor.

Peki ya para politikaları üzerinden bunu başarabilir mi?

Dolce vita (bol para, lüküs hayat) sona erdi. sıra geldi bilançoyu azaltmaya!

Sanki Trump'ın elinde Doları zayıflatacak konvansiyonel enstrüman yok gibi.

Bunu başarabilmesi için, kimsenin bilmediği veya kestiremediği bir sürprizle gelmesi lazım.

Böyle bir şey olur mu?

Düşük ihtimal ama; olursa 3 sigmadan fazla zarar yazdırır.




4 Nisan 2017 Salı

Standard & Poor's G. Afrika'nın kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına indirdi

S&P, G. Afrika'nın kredi notunu BBB-'den BB+'ya indirirken not görünümünü "negatif" olarak belirledi.

Peki ya sebep ne?

Politik belirsizlik.

G. Afrika Başbakanı Jacob Zuma kabinede bir takım değişikliklere gitti. Bu değişikliklerin fitilini ise maliye bakanı Gordhan'ın kendi insiyatifi ile ABD ve İngiltere'de uluslararası yatırımcılarla bir araya gelmek için roadshowa çıkması çekti.

Zuma Gordhan'ın roadshowa çıktığını öğrenir öğrenmez geri çağırarak maliye bakanı Gordhan'ı görevden alacağını açıkladı. Bu açıklama ve ardından gelişen olay akışı G. Afrika başta olmak üzere gelişen ülke piyasalarına olumsuz yansıdı. G. Afrika para birimi Rand Dolar karşısında son 10 günde yaklaşık %10 değer kaybetti.


Olayın Türkiye piyasaları üzerine ise kayda değer bir etkisi olmadı. Yurtiçi piyasaların yakından takip ettiği en önemli olay 16 Nisan'daki Anayasa referandumu. 16 Nisan yaklaştıkça yurtiçi piyasalardaki volatilite artabilir.




ÇEKİNCE:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

3 Nisan 2017 Pazartesi

TÜFE Mart Ayında %11,29 Seviyesine Yükseldi (Şubat: %10,13)


Gıda fiyatlarındaki artışın devam etmesi ve TL'deki değer kaybının enflasyon üzerindeki gecikmeli etkisinin belirginleşmesiyle TÜFE yaklaşık 8,5 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı.

Mart ayında TÜFE %1,02 piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti (beklenti: %0,63). Geçen yılın Mart ayında TÜFE'nin %-0,04 düzeyinde gerçekleşmesinin baz etkisiyle yıllık enflasyon %11,29 seviyesine yükseldi (Şubat: %10,13).

Dolar bazında petrol fiyatlarında düşüş gözlense de petrol fiyatları Mart ayında TÜFE'ye olumlu yansımadı. Bu bağlamda ulaştırma grubu bu ay TÜFE'yi 9 bp artırdı!

Aralık ayından bu yana TÜFE'yi düşürücü yönde etkileyen giyim ve ayakkabı grubu ise mevsimsel etkilerle TÜFE'yi 15 bp artırdı.

Öte yandan ÖTV ve KDV indirimlerine rağmen ev eşyası grubunun TÜFE'yi 8 bp artırması da dikkat çekici bir gelişme oldu!

TCMB'nin para politikası yönetiminde yakından izlediği çekirdek enflasyon göstergelerindeki bozulma Mart ayında devam etti. Enerji, gıda, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın fiyatlarını dışlayan C endeksi ise yıllık bazda %8,56'dan %9,46'ya yükseldi.

Enflasyonun çift hanelerdeki seyrini sürdürmesi sebebiyle TCMB'nin para politikasında sıkı duruşunu yılın ikinci yarısına kadar muhafaza etmesini bekliyorum. Enflasyonun çift haneli seviyelerin altına gelmesiyle birlikte ise TCMB'nin kademeli olarak faizleri düşüreceğini tahmin ediyorum.

ÇEKİNCE:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.